BUGEIKAN JUJUTSU
(Tarihçe)

          Daitoryu; (MS. 858–876) yıllarında hüküm süren İmparator Seiwa ailesinden çıkmış olduğuna ve imparatorun torunlarından biri olan Shinra Saburo Minamoto no Yoshimitsu tarafından 11. yüzyılda önemli ölçüde geliştirildiğine inanılır. Onun en büyük oğlu Yoshikiyo, Koma eyaletindeki (günümüzün Yamanashi eyaletidir) Takeda köyüne yerleşti ve Minamoto klanının Takeda kolunu kurdu. Yoshimitsu’nun Daito-Ryu geleneği, 19. yüzyıla kadar Takeda ailesinin nesillerine tam bir gizlilik içerisinde aktarıldı. Bir savaş sanatı dâhisi olan Sokaku Takeda, Daito-ryu sanatını halka öğretmeye başlayana dek, bu sanat çok geniş kitleler tarafından tanınmıyordu.

          Sokaku Takeda, pek çok öğrenci yetiştirmiştir. Toshimi (Hosaku) Matsuda yetiştirdiği öğrencilerinin arasındaydı. Hakkoryu’nun kurucusu Yoshiji Okuyama’nın (1901–1987) ilk ve en önemli Daito-Ryu öğretmeni Toshimi Matsuda’dır. Yoshiji Okuyama daha sonra kısa bir süre için Sokaku Takeda'nın doğrudan öğrencisi oldu. Bu önemlidir çünkü Yoshiji Okuyama daha sonra, Daito-Ryunun bir türevi olan ve Hakko-Ryu adını verdiği Ju-Jutsu ryu/ha (stil/metot/grup) sanatını şekillendirmek üzere devam edecekti.

          Yoshiji Okuyama ayrıca, Daitoryu Ju-Jutsu'ya ilave olarak, Iai-jutsu (hızlı kılıç çekme sanatı), Ken-jutsu (Kılıç sanatı), Jo-jutsu (kısa sopa), Kusarigama-Jutsu (orak ve zincir sanatı), So-Jutsu (mızrak sanatı), ve Kyu-Jutsu (okçuluk sanatı) eğitimi aldı. Aynı derecede önemli olan, doğu tıbbını öğrendi. Bu öğrenim onun kendisinin kurduğu çok özel Ju-Jutsu sitilinin gelişimini önemli ölçüde etkileyecekti.   

          Yoshiji Okuyama, Daito-Ryu eğitmenlik lisansını 1936’da aldı ve ilk  Daitoryu okulunu 1938 de kurdu. Zamanın milliyetçi coşkusuna dayanamayan Yoshiji Okuyama, imparatorluk Japonya'sının ideallerine aktif olarak destek verdi. Pearl Harbour baskını ile aynı yıl olan, 1941’de kendi Hakko-Ryu Ju-Jutsu okulunu kurdu. Bu sitil, Daito-Ryu'nun fiziksel teknikleri ile doğu tıbbının unsurlarını birleştiren bir stildir. Fakat Yoshiji Okuyama, ayrıca zamanının dinsel durumuna da katı bir şekilde bağlı idi. Hakko-Ryu Ju-Jutsu, Shinto dinine özgü bir törenle kurulurken, aynı zamanda Okuyama, ‘‘Ejderhanın omurgası’’ anlamına gelen "Ryuho” ismini aldı.      

          Hakkoryu; “Sekizinci Işık Stili” anlamına gelir. Bu isim, ışık tayfı içerisinde, sekizinci ışık kuşağı bulunduğu inancı üzerine verilmiştir. Bu ışık kuşağı diğerlerinden çok daha zayıf hemen, hemen hiç görünmeyen fakat aslında bir x-ışını gibi çok kuvvetlidir. Bir benzetme ile tanımlarsak, Hakko-Ryu teknikleri zayıf görünebilir, fakat gerçekte çok kuvvetlidir. Genel olarak büyük şiddet içermeyen hareketler, güçten yoksun hareketler ile birbirinden kolaylıkla ayırt edilemez. Hiçbir şey gerçeğin önünde olamaz. Küçük, direkt iyi yapılmış teknikler, normal olarak bir sürü boşa harcanan hareketlerden oluşan tekniklerden çok daha etkilidir. Bu anlayış hemen, hemen bütün savaş sanatlarının tartışılamaz gerçeğidir.

          Yoshiji Ryuho Okuyama 1987’de vefat etti. Okuyama’nın vefatından kısa bir süre sonra bir çok kıdemli öğrencisi gibi, Yasuhiro Irie kendi ryu/ha sını kurdu. Yasuhiro Irie kendi Ju-Jutsu sitiline “İmparatorluk Işığı yolu” anlamına gelen Kokodo ismini verdi. Yasuhiro Irie, yirmi beş yıldan fazla bir zaman boyunca Hakkoryu Hombu Dojo’da baş eğitmenlik yapmıştı ve bu süre içerisinde, Hakko-Ryu Ju-Jutsu üzerinde kendi eşsiz yaklaşımını geliştirmişti. 

          Dentokan Jujutsu; Sensei Roj Jerry Hobbs,  Yasuhiro Irie’nin onayı ile Japonya’dan ayrılmadan önce Dentokan Ju-Jutsu'yu biçimlendi. Dentokan Ju-Jutsu, kesintisiz bir akış ile Hakko-Ryu ve KoKoDo yoluyla Daito-Ryu'dan gelen bugünkü şekline kadar kaynağını takip etmektedir. 

          Bugeikan Jujutsu; Sensei Roy Jerry Hobbs'un 1990 yılından günümüze kadar öğrencisi olan Adnan Şafak Yüksel tarafından 2019 yılının sonunda hocasının rızasını alarak, 2020 Ocak ayında Sekai Bugeikan Renmei kurulmuştur.

          Bugeikan Jujutsu'nun tüm köklerine sadık kalınarak daha fazla anlayışa ve gelişmeye kalıcı bir temel oluşturmak için,  Shodan-Gi, Nidan-Gi, Sandan-Gi, Yondan-Gi, Shihan-Gi, Kaiden-Gi ve Sandaikichu-Gi'nin uygulamalarında Hakkoryu/Kokodo/Dentokan Waza (teknik) listelerini kullanmaktadır. Bilgi ve ustalık standart Waza içerisindeki mümkün olan varyasyonların (Henka) tamamen anlaşılması ile yükseltiliyor.  Yinede daha fazla uzmanlık, temelde olan  prensiplerin (Gensoku)  tam olarak anlaşılması ile kazanılır. Gensoku'ların anlaşılması ile pratikte Goshin (Kendini Savunma) Oyo (uygulamalar) geliştirilebilecektir. Bugeikan Jujutsu bir kişiye tam bir teknik yelpazesi sağlar. Bunlar, Kansetsu Waza (eklem kilitleme teknikleri), Nage Waza (fırlatma teknikleri), Shime Waza (boğazı sıkma teknikleri), ve Atemi Waza (Vuruş tekniklerini) içerir. Henka, Gensoku ve Oyo'nun kavranması ile birleşen bu teknikler her hangi bir atağa ustaca bir cevap vermeyi mümkün kılar. Bu cevap basitçe bir rakibi kımıldayamaz hale getirmek veya onun tüm karşı ataklarını engellemek olabilir. Bu eski Japonya'nın savaş alanları için geliştirilmiş bir kendini koruma sanatıdır, fakat hala bugünün yasacı toplumuna uygundur.

                                                                                                                                                      Düzenleyen; Adnan Safak Yuksel

 

GOJURYU ORİJİNİ


Çocukluğunda eğitimine Shuri-te ile başlayan Higashionna usta, gençliğinde Çin boksu eğitimi aldığı Çin'e de seyahat etti. Nihayetinde Okinawa'ya döndüğü zaman, Te’nin daha zor parçalarını Çin'de öğrendikleri ile birleştirdi. Sonuçta, gayrı resmi olarak Naha-te olarak anılan ve kendi ülkesinin ihtiyaçlarına daha çok uyan yeni bir savaş sanatı formu gelişti. 1929’da Kyoto'da bir ulusal savaş sanatları konferansı için delegeler toplandı. Higashionna en saygın öğrencisi Chojun Miyagi’den kendisini temsil etmesini istedi. Bununla birlikte, Miyagi usta konferansa katılamadığı için, öğrencisi Shinzato’yu görevlendirdi. Bu konferansa etkileyici isimlere sahip okullardan savaş sanatçıları katıldı. Shinzato’nun yaptığı stilin ismi sorulduğunda verecek hazır bir cevabı yoktu. Stilinin resmi bir adı olmadığını kabul etmek Nahate’nin ününe zarar verebilirdi ve diğer savaş sanatçılarının gözünde sadece amatör bir statüye düşürebilirdi. O zaman başka bir şansı olmayan Shinzato doğaçlama olarak bir isim aradı ve yaptığı stile Hanko-Ryu (yarı-sert stil) adını verdi.  
Shinzato, Miyagi ustanın yanına döndüğünde ona aceleyle seçilmiş ismi söyledi. Usta, bunu oldukça makul karşılayarak ona Çin’nin "Yumruğun Sekiz Şiirinden bir alıntı yaptı: "Evrendeki her şey sert ve yumuşak soluk alıp veriyor" ve böylece Naha-te resmen Goju-Ryu ismini aldı.
Go ve Ju hem topluma hem de karateye uygundur. Sadece sertlik veya yumuşaklık ile hayatın dalgalanmalarıyla etkili bir şekilde uğraşma çabası, yetersizlik meydana getirir. Nezaket buna küçük bir örnektir. Bunun kullanımı sert bir davranışı yumuşatabilir. Karate'de sertlik ve yumuşaklık başarılı teknikleri bir araya getir. Savunmaya hazırlanırken, vücut yumuşaktır ve soluk alır. Saldırırken veya yumruk vururken sertleşir ve soluk verir. Sertlik ve yumuşaklığın bir arada var olması Goju-ryu karateyi nitelendirir.  


KANRYO HIGASHIONNA ( HIGAONNA) (1840–1910)


          Kanryo Higashionna savaş sanatlarındaki eğitimine çocukluğunda başladı. Gençliğinde Çin'e düzenli ticaret ve kültürel seferler yapan Shinko-Sen gemisinde denizci oldu. Bu seferlerden birinde boğulmakta olan bir çocuğu cesurca kurtardı. Çocuğu ailesine götürdüğünde çocuğun babasının ünlü bir Çinli savaş sanatları ustası olan Ryu usta olduğunu öğrendi. Minnettar kalan Ryu usta, Higashionna ustaya bir ödül önerdiğinde, Higashionna usta ondan Çin boksu sanatının eğitimi rica etti.  

          Higashionna usta, Ryu ustadan çok uzun yıllar eğitim aldı. Okinawa'ya dönüşünde boks sanatını öğretmeye başladı. Öğrenmiş olduğu boks mükemmel olmasına rağmen, bunun kendi ülkesinin ihtiyaçlarına uymadığına karar verdi. Pek çok inceleme ve sıkı çalışmadan sonra, Karate'nin iyi noktaları ile Çin boksunun bazı parçalarını birleştirerek gelişmiş bir sanat olan Naha-te'yi oluşturmakta başarılı oldu. Örneğin, orijinal olarak açık elle yapılan Sanchin katası kapalı yumruklar şeklinde değiştirildi.  

          Higashionna Usta'nın ileri hayal gücü, teknikten sanata ve kişilerden gruplara doğru bir hareket algıladı. Bu gelişmiş ve daha pratik sanat formunu polis ve gençlik yüksekokullarındaki derslerinde uyguladı. Böylece bu hayal gücü gerçeğe dönüşmeye başladı. Higashionna ustanın öğretimleri gitgide yayılırken, aynı zamanda ünü de yayılıyordu. Higashionna usta bir "Aziz-Yumruk" olarak tanınmaya başladı ve kendisi Goju-Ryu'nun babası olarak kabul edildi. Chojun Miyagi ve Juhatsu Kyoda en iyi öğrencileri arasındadır.


CHOJUN MIYAGI USTA (1888–1953)


          Zengin bir kişi olan, Chojun Miyagi hayatını sadece savaş sanatlarının öğrenimine adamıştır. Bir öğretmen, bu sanatı geliştiren ve geçilmez kişi olarak bir seferinde şöyle demiştir: "Ben eğer zamanımı ve zenginliğimi bazı diğer girişimlere adamış olsaydım, başarılı olurdum. Fakat ben hayatımı Higashionna ustadan gelen her şeyde ustalaşmaya adadım" ve öyle yaptı. Ustasının ölümünden sonra Miyagi Usta, savaş sanatları hakkında öğrenmek ve daha fazla bilgi toplamak için iki kez Çin'e seyahat etti. Karatenin uluslararası olması için bir öncü olarak, ayrıca bu öğretiyi yaymak için Japon anakarasına ve Hawaii'ye seyahat etti.


          1933’de Dai Nippon Butoku-Kai (Savaş öncesi Japon yönetimi tarafından tanınmış en büyük savaş sanatları organizasyonu) kurulduğu zaman, Miyagi usta, Okinawa savaş sanatlarının temsilcisi olarak makalesini sundu "Karate’nin ana hatları". Bu sunumunun sonucu olarak, karate bir Japon savaş sanatı olarak resmen tanındı. Miyagi ustanın kendisi Karate ustası unvanı ile ödüllendirildi ve bu şekilde dizayn edilmiş karate dünyasının ilk ustasıdır.
Miyagi ustanın sanattaki hâkimiyeti derin olmasına rağmen, onun en büyük başarısı karate öğretim metotlarındaki organizasyon idi. O hazırladığı ilave egzersizler, Hookiyu kata (birleştirilmiş kata), Kihon kata (temel formlar) ve rahatlama egzersizlerinin hepsi karate eğitiminde çığır açan gelişmelerdir. İlave olarak onun gençlik ve polis yüksekokullarındaki sınıfları, karatenin toplumdaki imajının yeniden tanımlanmasına yardım etti. O zamanlar toplumun görüşü karatenin bir insanı düşük kaliteli veya kavga düşkünü yapacağı şeklinde idi. Bununla birlikte, Miyagi ustanın çalışmaları bu görüşlerin yanlışlığını kanıtladı, karatenin bir savaş sanatı ve fiziksel egzersiz olarak daha doğru bir resim ortaya koydu.


          Miyagi usta Goju-Ryu (Naha-te) stili içerisinde bir usta olmasına rağmen, karateyi daha eksiksiz bir şekilde öğrenmek istedi. Shuri-te'nin en saygın ustası olan Anko Itosu ustayı ziyaret etti ve ondan eğitim talep etti. Itosu usta onu "Sen Higashionna ustanın üstün bir öğrencisisin ve Naha-te tekniklerinde ustalaştın. Senin benim eğitimime ihtiyacın yok. Eğer benim tekniklerimi izlersen, ne demek istediğimi anlayacaksın" diyerek cevapladı.  Ama yine de Miyagi usta ısrar etti ve sık sık Itosu ustayı Shuri-te öğrenmek için ziyaret etti. Itosu usta, Miyagi ustaya fiziksel teknikler öğretmedi, daha ziyade, tekniklerin teorisini öğretti. Itosu ustanın etkisi, Miyagi ustanın Hookiyu katasında görülebilir. Bu katada sertlik ve yumuşaklık bileşimi (Gekisai No.1 ve No.2 de olduğu gibi) Shurite'nin hareketlerini yansıtır.

Goju-Ryu Karate (Naha-Te Kata)

Kata
: Katalar genellikle savunma ve saldırı tekniklerinin bileşimlerinden oluşan önceden düzenlenmiş hareketler serisi olarak tanımlanır. Kata eğitimlerinin amaçları ile ilgili birçok teori bulunmaktadır. Burada önemli olan birçok otoritenin ve kıdemli Karate uygulayıcılarının uzlaştıkları temel fikirdir. Bu temel fikir savaşkan bir Karate’nin gerçek anlamı, gerçek ruhu, gerçek değeri bulabilmek ancak katalarda gizlenen savaş stratejilerinin ve kataların felsefi içeriğinin anlaşılması ile mümkün olabileceğinin inancıdır. Bugeikan Gojuryu sanatı burada, Gojuryu’nun Koryu ve Kihon Katalarının temel anlamlarını size bir referans olarak sunmuştur.


Geki Sai Dai Ichi ve Geki Sai Dai Ni : Kataların anlamı (Geki Sai)  saldırmak ve yıkmak, anlamına gelir. (Dai Ichi ve Dai Ni) bir ve iki anlamına gelir. Bu katalar Okinawa Goju-Ryu karatesinin kurucusu Chojun Miyagi Sensei tarafından oluşturulmuştur. Bu kataların eğitimi 1948 yılından itibaren yeni başlayan öğrencilere verilmeye başlanmıştır. Kolaylaştırılmış temel tekniklerden ibaret olup daha zor teknikleri içeren bir sonraki katalar için hazırlık çalışmasıdır.


Sanchin Dai Ichi ve Sanchin Dai Ni: Üç savaş anlamına gelir. Sanchin Kata bir Nahate katasıdır. Salt fiziki bir savaştan ibaret değildir. Vücudun, zihnin ve iç enerjinin savaşını temsil etmektedir. Disiplin ile yoğun çalışmaların neticesinde bu üç unsuru birleştirmeyi hedefler. Klasik sert (Go) bir kata olup, tüm vücut genelinde devamlı bir kas gerginliği (sıkışım) ve çok iyi bir Ibuki (güçlü dâhili solunum) ile uygulanır. Bu kata Gojuryu’nun karakteristik özelliği olan Sanchin Dachi yüksek duruşlu Dachilerden oluşan derin ve güçlü solunum katasıdır. Sanchin kata seyredildiğinde basit görünmesine rağmen doğru ve mükemmel uygulanabilmesi son derece zordur. Yüksek bir zihinsel yoğunlaşmaya, taşlaştırılmış bir kas (beden) disiplinine ve azimle geliştirilmiş bir enerji gerektirir. Bu solunum katasının tüm vücudun etrafında enerjiden koruyucu bir kalkan oluşturduğuna inanılır. Sanchin Kata, Gojuryu’nun temeli ve önemli katalarından bir tanesidir. Goju-Ryu’nun Go’sunu (sertlik) temsil etmektedir. Sanchin Kata dikkat ile incelendiğinde Karate katalarının temelini oluşturduğu anlaşılabilir. Kasların güçlendirilmesi, irade kontrolü, zihinsel konsantrasyonu, gerilme, gevşeme, odaklama (Kime), nefes koordinasyonu, bedensel, zihinsel ve içsel enerji gücünün geliştirilmesi için çalışılır. Sanchin kata huzurlu bir yaşam arayışı için hareketli bir meditasyon yöntemi olarak ta uygulanabilir. Sanchin kata, Chojun Miyagi Sensei’ye Kanryo Higaonna Sensei tarafından öğretilmiştir.    

   
Tensho: Dönerek akan eller anlamına gelir. Tensho kata Chojun Miyagi tarafından oluşturulmuştur. Vücutta gerginlikle dinamik bir Ibuki nefesi (Go/Sert), yumuşak akan el hareketleri (Ju/Yumuşak) ve Tanden (Nefes merkezi)’den gelen enerjinin/gücün birleştirilmesiyle uygulanır. Tensho Goju-Ryu’nun çok özel karakteristik bir katasıdır. Bir inanışa göre Çin’in yumuşak Sanchin katasından geldiği söylenir. Bir diğer inanış ise, Chojun Miyagi’nin, Çin sanatlarına ait olan 6 el (Rokkishu) adıyla anılan beyaz turna katasından esinlendiği söylenir. Gojuryu’da Sanchin kata Go’yu (Sertlik), Tensho kata Ju’yu (Yumuşaklık, Esneklik) sembolize eder. Bu anlayış kabul gören bir anlayıştır. Çin felsefesine dayanan Yin-Yang disiplini içerdiği de söylenir. Tensho, Sanchin katada olduğu gibi beden sabit gerilimde (Shime) iken, yumuşak el hareketleriyle enerjinin geliştirilmesi prensibine dayanır. Tensho kata Nahate katasıdır.


Saifa: Kesip atan, yaran, bölen, ezen veya kısaca yıkıcı darbeler anlamına gelir. Goju-Ryu katalarının arasında ilk klasik katadır. Ryu Ryu Ko Sensei’den Higaonna Kanryo Sensei vasıtasıyla günümüze kadar geldiğine inanılır. Asıl orijinin ise Çin sanatlarından Beyaz Turna Boks stiline dayandığı bilinmektedir. Bu katanın açılımı, yakalama, kurtulma, dinamik blok teknikleri, eklemlerin serbest hareketleriyle uygulanan dairesel teknikler bir kırbaç gibi kullanılarak, hızlı ve güçlü bir şekilde uygulanır. Saifa Kata, Chuan-Fa’nın temel savaş stratejilerini içerir ve bir Naha-Te katasıdır.


Seiunchin: Savaşta sessizce uzaklara yürümek, savaşın içerisinde sessizce yakalamak veya fırtınada sessizlik anlamına gelir. Kökü Hsing-I sistemine dayanan eski bir Çin katasıdır. Katanın içeriği, Soluk alma-verme, Muchimi (sıkışımla yapışan eller) ile uygulanan yavaş el teknikleriyle tüm diğer Katalardan farklıdır. Seiunchin Katada ayak tekniği yoktur ve Çin sanatlarının Kaplan serisine aittir. Denge bozma, tutuş, fırlatma/atma, kapalı vuruşlar ve gizli süpürme teknikleri içerir. Seiunchin, Nahate katasıdır.
Sanseiru: Çin yazı karakterlerinde (36-EL) 36 rakamını gösterir. Sem

bolik olarak 6 x 6’yı temsil eder. İlk 6 rakamı; göz, kulak, burun, dil, vücut ve ruhu temsil eder. İkinci 6 rakamı ise renk, ses, koku, tat, dokunma ve adaleti temsil eder. Bu Kata, dört yönde, yakın mesafede hızlı hareketlerle savunmayı, kısa mesafede eklemlere tekme darbelerini ve düşürme tekniklerini içerir. Sanseiru, Çin sitilleri olan Kaplan ve Turna ekollerinde çalışılmaktadır. Sanseiru, Naha-Te katasıdır.


Sepai / Seipai: ( 18-EL ) 18 rakamına çok benzer, sembolik olarak 6 x 3’ü temsil eder. 6 rakamı, Sanseiru’nun ikinci altıyı ( renk, ses, koku, tat, dokunma ve adaleti ) temsil eder. 3 rakamı ise iyi, kötü ve barışı temsil eder. Bu kata, tamam anlamı ile Okinawa Goju-Ryu’sunun kopyasıdır. Bu katada yumuşak, yuvarlak tekniklerin (Ju prensibi) diğer sert tekniklerin (Go Prensibi) çok iyi karışımları sunulmuştur. Yüz yüze olmayan teknikler, alçalan-yükselen dachi’ler, sekiz yönde uygulana bilen atak ve savunmalardan oluşmaktadır. Seipai, Naha-te katasıdır.


Seisan (Higaonna): 13 el anlamına gelir. 8 korunma ve 5 atak tekniğini değişik yönlerde içerir. 13 rakamı Çin’de iyi şansı ve başarıyı temsil eder. Goju-Ryu’da temel prensip rakibi kontrol etmek için zoru istemek, akılcı olmayan güçsüz ve tehlikeli bir durumdur. Bu davranış geri teper. Seisan kata bu prensibin tam bir temsilcisidir. Savaş alanında yakın mesafede kısa yumrukları, alçak tekmeleri kullanarak, rakibin korunmasını yararak savaşmayı vurgular. Seisan Goju-Ryu’nun çok önemli bir katasıdır. Zengin içeriği ve bilgisi olan bu kata becerilerin geliştirilebilmesi için her fırsatta çalışılmalıdır. Seisan Kata bazı inanışlara göre çalışılan en eski katalardan bir tanesidir. Fukien Shaolin katasıdır. Naha-te versiyonuyla Çin versiyonu oldukça benzerdir. Sensei Kanryo Higaonna’nın, Seisan katayı Ryu Ryu Ko ustadan öğrendiğine inanılır. Seisan Katanın diğer anlamının sokak savaşı olduğu iddia edilir. Katanın büyük bir bölümü yüksek dachi ve sert tekniklerden oluşur. Seisan kata bu manada incelendiğinde sokak savaşı tanımının da yakıştığı görülür. Seisan Naha-Te katasıdır.


Shisochin: Tam anlamıyla dört yönde savaşmak, çatışmak veya 4 yönden gelen saldırı denir. Shisochin kata dört yönde teknik uygulamalarıdır. 4 yönde, rakibi itiş, eklem kilitleme, kırış, hızlı dönüşler, kalça hareketleri ve kısa mesafeli darbeler içermektedir. Shisochin Kata, Çin kökenli olup, Ryu Ryu Ko Sensei tarafından Kanryo Higaonna’ya öğretilmiştir. Chojun Miyagi’nin favori katası olduğu ve “Shisochin kata benim ruhumdur” dediği bilinir, ayrıca Chojun Miyagi bu Katayı en iyi şekilde sergileyen ustalardan biridir. Shisochin Naha-Te katasıdır.


Kururunfa: Tam anlamıyla savaşmayı bırak sonsuza kadar barış dolu ol demektir. Usta Ryu-Ryu-Ko tarafından Kanryo Higaonna’ya öğretilmiştir. Fakat kim tarafından çıkartıldığı bilinmemektedir. Kururunfa geniş türde açık el teknikleri, el ve kalça kombinasyonları içermektedir. Kururunfa yumuşak tekniklerin ardından sert ve hızlı kombine teknikler içerir, fakat Kururunfa’da sert ve yumuşak teknikler arasında çok bariz bir fark vardır. Yavaş çıkan teknikler son derece hızlı, yıkıcı ve patlayıcı duruş teknikleriyle durdurulur ve devam eder. Kururunfa Kata, Goju-Ryu’nun Go ve Ju teknik uyumu açısından çok önemli bir katadır. Yakın mesafede çok güçlü el teknikleri kullanımı Çin Kempo’suna ait Peygamber Devesi stilini andırır, ayrıca yakalama ve atma teknikleri içerir. Kururunfa Naha-Te katasıdır.


Suparenpei:  (108-EL) 108 anlamına gelir. 36 x 3 = 108 rakamlı bu Katanın Budizm inancında çok özel bir yeri vardır. İnsanların 108 tane şeytansal ihtirası olduğuna inanılır. Çin’de bulunan Budist tapınaklarında 31 Aralık, saat gece yarısı olduğunda çanların 108 kere çalınmasıyla bu kötü ruhların kovulduğuna inanılır. 108 rakamı Suparenpei katada 3 x 36 ile elde edilir. Sembolizmde 36 rakamı, Sanseiru ile aynı nesneleri temsil eder. Suparenpei, Goju-Ryu’nun en uzun katasıdır. Kata yumuşaklıktan sertliğe, setlikten yumuşaklığa birçok teknik değişiklikler içeren bir Katadır. Çok sayıda teknikten yararlanılır. Nefes kontrolü gerektirir, birçok yönde uygulanır ve derin anlamlar içerir. Çin boksunun Ejder, Kaplan ve Keşiş yumruğu sitillerini içerir. Birbirini tekrar eden kolay hareketler serisi gibi görünmesi en aldatıcı yanıdır. Tekniklerin bir biri ardına uygulaması, sert ve yumuşak dengesini gösteren, değişken temposuyla oldukça zordur. Tüm karate stillerinde bulunan kataların en uzun olanı ve en zorlarındandır. Suparenpei kataya yani en üst seviyesine varmış olan kişi, Goju-Ryu sistemin de en üst seviyesine varmış denilebilir. Suparinpei Naha-Te katasıdır.
                                                                                                                    
                                                                                                                         Düzenleyen;
Adnan Safak Yuksel

 

JKF Goju Ryu/Kai
(Japonya Karate Federasyonu)

 

JKF Nedir?

          JKF 1964 yılında Japon Karate-Do yöntemini organize etmek için kurulmuştur. Japon Amatör Sporlar Birliği ve Milli Atletik Birliğine katılarak Karatedo'nun tanınmasını sağlamıştır. Birinci Tüm Japonya Karatedo Şampiyonası 1969 yılında yapılmıştır. Bu şampiyona her yıl Aralık ayında, Japonya'daki en iyi Karatecileri belirlemek için yapılmaktadır.  JKF, resmi görevlilerin, eğitmenlerin ve öğrencilerin sınanmasında uygulanan standartların test edilmesi, idaresi ve organizasyonunu kapsar. Katılımcıların tekniklerini geliştirmek için seminerler düzenlemektedir. Umut veren öğrencilerin ulusal ve uluslararası müsabaka yeteneklerini her seviyede geliştirebilmeleri için yoğun eğitim seansları düzenlenir ve Japonya Milli Takımı tüm Japonya’dan seçilir. JKF bireysel karatecileri tekbir organizasyona toplarken, dünyada Japonya’yı temsil eden yerel Japon Karatedo'sunu da idare eder.


JKF Oluşumu

          Japonya Karate Federasyonunun Japonya’da çeşitli bölgesel gruplardan, büyükler kategorisinde lise ve üniversiteli müsabıklardan, işçi gruplarının müsabıklarından ve çeşitli Kai/ha (grup/okul) organizasyonlarından oluşmaktadır. JKF tüm Japon Karate dünyasını temsil etmeye çalışan bir organizasyondur. Eyalet Federasyonları, bölge Konferansları ve tüm Karatecileri, yerel bölgelere ayrılmış bir eyalet sistemi yaşatmaktadır. Bunlar Japon amatör Sporlar Birliği şemsiyesi altındaki Eyalet Atletik Birlikleri ağı ile birbirine bağlanır.  Yarışmacı organizasyonlar, Tüm Japonya Lise Atletik Federasyonu/Karate Bölümü, Tüm Japon Öğrenciler Karatedo Federasyonu, Tüm Japon İşçileri Karatedo Federasyonu ve diğer birçok grupları da kapsar. Kai/ha gurupları olarak çeşitli bağımsız birçok Karate stil ve okulları bulunur. JKF ayrıca bu gruplar için genel bir referans noktası olarak da hizmet etmektedir. Çeşitli okullar JKF üyeliği olarak işbirliği yaparlar, JKF bu okullara çeşitli şekillerde destekler sağlar. Bu Kai/ha gruplarına, uzun tarihleri ve gelenekleri için sağlam bir destek noktası oluşturur. Ayrıca eyaletlerde ve bölgelerdeki müsabakacı gruplara geniş yelpazeli seçenekler sağlarlar. Bu uygulama, sitil ayrımı gözetmeksizin, her gruplar içerisindeki çeşitli yaş seviyeleri, çeşitli grupları birbirine bağlayan farklı bir genel oluşum sağlayarak, JKF örnek bir organizasyon olma özelliğini muhafaza eder.

 

 

 

DEVAM EDECEK